Personal Taste

Resim
Adı: Personal Taste  Tür: Dram, Romantik, Komedi Yönetmen: Son Hyeong-Seok,No Jong-Chan Senarist: Lee Sae-In(roman & senaryo),Kim Hee-Ju Yapımcı: Han Hee Yayıncı: MBC IMDb: 7.4 Bölüm Sayısı: 16 Yapım Yılı: 2010 Oyuncuları:                                                                      Son Ye-Jin                                                                               Lee Min-Ho ÇGP: 7 Dizinin Konusu:  Kendine güveni olmayan şirin mi şirin bir kız; başarılı, hırslı bir mimar ve yollarını kesiştiren bir proje yarışması. Tabi konu sadece bundan ibaret değil ama ben konuyu ana hatları ile vermeyi seviyo...

Stranger

 Dizinin adı: Stranger

Adı: Stranger 

Tür: Dram, Gizem, Hukuk

Yönetmen: Ahn Gil-Ho

Senarist: Lee Soo-Yeon

imdb: 8.5

Bölüm Sayısı: 16

Sezon: 1

Yapım Yılı: 2017

Oyuncular:

                                                                          

                                                                          Bae Doo-Na



                                                                      Cho Seung-Woo


Dizinin Konusu: 

Duyguları hissetme yeteneğini çektiği dayanılmaz ağrılar yüzünden kısmen kaybeden dürüst bir savcı ile cesur, dobra bir kadın dedektifin siyasetin kirli gölgesinin düştüğü bir cinayet davasını araştırması konu ediliyor.

Yorumum:

Sıkılabilirsiniz ama ben sıkılmadım. Takip etmesi zor bir dizi. Zihninizin dinç olması gerekiyor. Bu dizi sanki dolaşmış, düğüm düğüm olmuş bir yün yumağının nasıl sabırla çözülebileceğini hikaye ediyor. Evet diziyi izlerken ki hissim aynı bu şekildeydi. Önce karıştır sonra çöz :).  Yavaş ilerleyen bir dizi ama sıkılmıyorsunuz bir sonraki bölüme tereddütsüz geçiyorsunuz. Dizide romantizm ya da komedi aramayın. Dingin ama gizemli bir dizi izlemek isterseniz kaçırmayın.

Biraz da oyunculardan bahsedelim Cho Seung-Woo'nun izlediğim ilk dizisi. Rolünü o kadar güzel oynamış ki. Ben genellikle oyuncuların özellikle bakışlarına kenetleniyorum. O bakışlar hissizliği o kadar güzel yansıtmış ki. Bazen ise hissedememenin boşluğunu. Sanırım bu dizide beni en çok etkileyen bu, hissedemiyor olmanın geride bıraktığı boşluk. Nasıl bir his tanımla, oyuncunun yüzünde bu ifade var.

Bae Doo-Na, çok sevimli bir yüzü yok mu. Biraz araştırınca aynı yaşta olduğumuzu öğrendim. Saç kesimi yüzüne ne kadar yakışmış. Dizi boyuncu savcı ile aralarında acaba bir yakınlaşma olacak mı diye bekledim ama hayır bu öyle bir dizi değil. Sanki polisler ile savcıların meslek hayatlarını hikaye eden bir belgesel izledim ama tuhaf hiç sıkılmadım :). Savcı ve dedektif ikisi de kendi mesleklerinde dobra ve dürüst tarafı temsil ediyordu. İkisi de sonuna kadar gerçeğin peşindeydi. Oyunculuğu için sadece normal diyebilirim. Bu konuda yorum yapabileceğim bir alan ne yazık ki oynadığı karaktere verilmemiş. Başka bir dizisini izlersem hakkında daha net cümleler kurabilirim.

Fragman-OST





Dikkat buradan sonrası spoiler içerir:

Dürüst insanların cezalandırıldığı bir dünya burası. Gerçeğin açığa çıkmasının bir bedeli var. Ama tam tersi olması gerekmiyor mu bunun bir ödülü olmamalı mı. Anlamak çok zor. Doğruyu söylerseniz düşmanınız çok olur takdir edeniniz değil. Çünkü birilerinin menfaatine zarar vermişsinizdir. Burada da olan bu, savcımız sürülüyor :). Ama o hissiz aslında bu durum bazı anlarda onun için bir avantaj. Peki ya katile ne demeli. Hiç ummazdım cidden dizi şaşırttı beni. Yoksunluk insanı üzer ama peki en ağırı sizce hangisi sahip olduktan sonra kaybetmek mi. Hiç sahip olmamak mı yoksa bir kaybı yaşamak mı. Katil sahip olduğunu kaybedince adalet temsili iken bir caniye dönüşüyor. Onu yönlendiren ise vefa ve güven hissinden katili satın almış biri. Doğru ya bu dünyada her şeyin bir bedeli var değil mi. Ne diyelim insanlar eğer sizin acılarınızı, zayıf taraflarınızı bilirse size güzelce kullanabilirler. Bir de sizi anladıklarını söyleyerek zaten hali hazırda güven duyduğunuz insanlarsa düşünmeden iradesizce yönlendirilebilirsiniz.

Şuraya da bir cümle bırakıverelim.

Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim.

                                                                                                        W. Golding

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Personal Taste

Umut yolcusu