Personal Taste

Resim
Adı: Personal Taste  Tür: Dram, Romantik, Komedi Yönetmen: Son Hyeong-Seok,No Jong-Chan Senarist: Lee Sae-In(roman & senaryo),Kim Hee-Ju Yapımcı: Han Hee Yayıncı: MBC IMDb: 7.4 Bölüm Sayısı: 16 Yapım Yılı: 2010 Oyuncuları:                                                                      Son Ye-Jin                                                                               Lee Min-Ho ÇGP: 7 Dizinin Konusu:  Kendine güveni olmayan şirin mi şirin bir kız; başarılı, hırslı bir mimar ve yollarını kesiştiren bir proje yarışması. Tabi konu sadece bundan ibaret değil ama ben konuyu ana hatları ile vermeyi seviyo...

Umut yolcusu

Ben kendime hep umut yolcusu dedim. Bilmiyorum belki başka bir ad koymalıyım kendime. Mesela yorgun yolcu, bilinmezi arayan ya da hayata tutunamayan bir hayalperest. Bunlardan biri olarak tanımlanmam belki daha doğru olur. Normal yaşayamadım ben bu hayatı hani bize verilen bir ömür var en güzel şekilde tecrübe etmek isterdim bu zaman dilimini. Şöyle bir sıralama var ya bebeksin, çocuksun, yetişkinsin, kariyer sahibisin, annesin ve torun sahibisin. Ben bunlardan zaten zamanın beni zorunlu kıldığı birkaçı olabildim.  Ama hikayenin en güzel rollarinden mahrum kaldım :).Yani ben bir tiyatro sahnesinde ağaç rolünü güzel oynadım fidandım ve ağaç olabildim :). Ama pamuk prensesi sadece dikildiğim yerden izleyebildim. Pamuk prenses gezdi, dolaştı ve yedi cücelerin isimlerini öğrendi. Belki zehirli elmayı ısırdı ama sonunda mutlu oldu. İsterseniz buna cesaret oyunu diyebiliriz ya da sadece bir masal. Ama pamuk prenses masalın içinde var oldu. Kendi hikayesini yaşadı. Bu yüzden kendime yoksun diyebilirim. Sahip olmadığım için kaybetme korkum olmayacak belki ama limanda demirlemiş ve hiç denize açılmamış, paslanmaya bırakılmış bir gemi gibi hissediyorum kendimi. Bilirsiniz gemiler denizler için yapılır. Yine de durağan bir gemi olmak güzel. Küçük bir dünyanız olur mesela fazla gerçekliğe şahit olmadığınız için saf, temiz kalır bu dünya. Ha bir de içinizde hiç büyümeyen bir çocuk vardır. Bu yüzden çocuklar sizi sever çok rahat onların küçük, masalsı dünyalarına girebilirsiniz. Tabi bu bazen çocuklar tarafından takip edilmenize sebep olabilir :). Bir de belki çok duymuşsunuzdur ama umut mavidir benim için. Mavi gökyüzünün, denizin, okyanusun aslında kısaca engin olan her şeyin rengi. Bu yüzden umut da mavi olmalı ki sınır tanımasın ve enginlik ile çağrışım yapsın. Kısacası bu hayat bizim gibilere sadece seyirlik bir sahne gelir. Bu yüzden ben de seyrediyorum:). Hiç amacım yok diyemem. Yaradılış amacım var, kamile giden bir yolculuk, iyi bir insan olmak. O zaman ben de kendime diyorum ki olabildiğim en iyi insan olabilmeliyim. Bu yüzden yolcu dedim kendime yol olduğu için. İşte ben de umut yolcusuyum. Ama eski bir umut yolcusu. Epeydir yürüyorum çünkü ben haha. Eskilere aşığım, eskinin kokusu eskinin sesi benim gibilere eskici de denilebilir. Evet ben bir antika da olabilirim :). Dağları çok severim hele ki üstünde beyaz kar birikintileri varsa benim için tam bir seyirliktir. Kendi hayatımın başrolü olamadığım için diziler, romanlar ve filmler kısacası başka hayatların başrollerini izlemeye bayılırım. Seversiniz, mutlu olursunuz hatta bazen uçarsınız bile bütün bunları roman kahramanları ya da dizi, film oyuncuları sizin için yapar. Geçmişe yolculuk yapabilirsiniz ya da geleceğe ışınlanabilirsiniz. Kısacası siz bulutlara dokunup yıldızlar ile sohbet edebilirsiniz. Emniyetli bir dünyadır ama aslında koca bir yalandır da :). Ne dersiniz gerçek mi hayal mi. Ben bu yaşıma kadar sadece bir seyirci olarak şunu gözlemledim gerçek hiçbir zaman hayaller kadar güzel değil. Gerçek hayal ile örtüşmüyor. Aslında bu imtihan dünyası için gayet uygun bir kusur. Bu dünya da hiçbir şey tam değil her şey yarım kalmaya mahkum. Zıtlıklar dünyası gerçek için hayali var ediyor. Güzel diyebilmek için çirkine ihtiyacınız var. İyiyi tanımlamak için kötü size kendini gösteriyor. Belki bir ölçü bu. Neyse güneş en çok doğmayı sever ve bizi  gibiler için de zamansız bir doğuşu belki olur diyerek kapatıyorum.

Umut yolcusu

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Personal Taste

Stranger